Eshab-ı Kehf ( Yedi Uyurlar Mağarası ) (Tarsus)

Mersin Tarsus ilçesinin kuzeybatısında, ilçe merkezine 14 km. uzaklıktaki Dedeler Köyü’nde Eshab-ı Kehf (Yedi Uyurlar) Mağarası bulunmaktadır. Yedi Uyurlar’ın öyküsü Anadolu’ya özgü olup, yedi gencin başından geçen mucizevî olaylar anlatılmaktadır. Bu olay Müslüman ve Hıristiyanlar tarafından da kutsal sayılmış, din kitaplarında ve tarihi kaynaklarda da yer almıştır.

Kehf sözcüğü Arapçada büyük mağara anlamındadır. Eshab-ı Kehf ise sözcük olarak mağara dostları anlamına gelmektedir.

Anadolu’da Eshab-ı Kehf’in bulunduğu başka mağaralar da vardır. Bunların başında Diyarbakır Lice ilçesinin 15 km. güneybatısında Derkam Köyü’nde, Efes’te, Elbistan ilçesi yakınlarındaki Afşin’de ve Eskişehir’deki mağaralar gelmektedir. Ayrıca Anadolu dışında İspanya’da; Kurtuba şehri civarında bulunan Cinanu'l verd'de, Şam civarında Belka'da da Eshab-ı Kehf mağaraları olduğu iddia edilmiştir. Ancak, gerçek Eshab-ı Kehf’in Tarsus’ta olduğu konusunda araştırmacıların çoğu birleşmiştir.

Kuran’ın 17.suresinde bu olay kıssa olarak anlatılmaktadır. Çok tanrılı inanışın gücünü yitirdiği dönemlerde bu gençler tek Tanrı’ya inandıklarından eziyet görmüş ve çareyi kaçmakta bulmuşlardır. Kendilerine karşı yapılan baskılara direnerek putperestliğe dönmeyi kabul etmemişlerdir. Bunun üzerine hükümdar Dakyanus’un huzuruna çıkarılmışlar, putperestliğe dönmedikleri takdirde öldürülecekleri söylenmiş ve bunun için de birkaç günlük süre verilmiştir. Gençler kraldan ve putperest toplumdan, onların sapkınlıklarından kaçarak bir mağaraya sığınmış ve 309 sene orada uyumuş ve sonra da uyanmışlardır. Ancak bu olayın nerede ve hangi devirde geçtiği konusunda bilimsel veri bulunmamaktadır.

Yemlihâ, Mekselinâ, Mislinâ, Mernuş, Debernuş, Şâzenuş, Kefeştatayyuş isimli gençler ve köpekleri Kıtmîr ile birlikte uyandıklarında aradan geçen sürenin farkında değillerdir. Acıktıklarından içlerinden birini yiyecek almak üzere şehre göndermişlerdir. Çarşıda 300 yıl önceki parayı vererek alış veriş eden gencin define bulduğu sanılmış ve tutuklanmıştır. Bundan sonra zamanın hükümdarı tarafından sorgulanmış ve başlarından geçenleri anlatmıştır. Bunun üzerine mağaraya gelenler içeride altı kişinin namaz kıldığını görmüşler ancak, gelenlerin mağaraya girmesiyle, Yedi Uyurlar’ın hepsi birden görünmez olmuştur. Mağarada yedi yavru kuşun bulunduğu kuş yuvasından başka bir şey yokmuş. Bu nedenle de mağara, halk arasında Yedi Uyurlar Mağarası olarak isimlendirilmiştir.

Tarsus’taki Eshab-ı Kehf Mağarası Müslümanlar ve Hıristiyanlar tarafından kutsal bir ziyaret yeri olarak kabul edilmiştir. Mağara, kayalar içerisine oyulmuş, içerisine 15-20 basamaklı bir merdivenle inilmektedir. Mağara 300 m2 büyüklüğünde ve 10 m. yüksekliğindedir. İçerisinde üç ayrı bölüm bulunmaktadır. Kayalık olan bölümlerden birindeki kaya kütlesi bir deveye benzetilmektedir.

Sultan Abdülaziz 1873 yılında bu mağaranın yanına bir cami ile üç şerefeli minare eklemiştir.

Astım (Dilek) Mağarası (Tarsus)

Mersin Tarsus ilçesinde jeolojik çöküntü alanının 300 m. güneybatısında Astım Mağarası bulunmaktadır. Mağaranın uzunluğu 200 m.’yi bulan galeri şeklindedir. İçerisinde değişik şekiller gösteren ve oldukça büyük boyutta sarkıt ve dikitler bulunmaktadır. Mağaranın sıcaklık ortalaması 15 Co olup, nem oranı da yaz aylarında % 85, kış aylarında ise % 95’e ulaşmaktadır.

Mağaranın astım hastalığına iyi geldiğine inanılmış, ayrıca içerisinde de dilek tutulması yaygın bir inançtır. Bu yüzden mağaraya astım hastaları ile dilek tutmak isteyenler ziyarete gelmektedir. Günümüzde mağaranın içerisine helezonik şekilde bir merdivenle inilmektedir. İçerisi yerel belediye tarafından aydınlatılmıştır.

Mağara dışındaki Roma dönemine ait büyük blok taşlardan yapılmış duvar kalıntıları o dönemde mağara çevresinde bir yerleşim olduğuna da işaret etmektedir.






Cennet Mağarası (Cennet Çöküğü) (Silifke)


Mersin Silifke ilçesine 23 km. uzaklıkta bulunan Cennet Mağarası ve Çukuru Narlıkuyu Köyü’ne 2 km. uzaklıktadır. Jeolojik nedenle meydana gelmiş olan bu çukur, III.Jeolojik Zamanın Miyosen Çağı’nda yer altı sularının kalker tabakaları içerisinde yapmış olduğu erozyon sonucunda üst tavanın çökmesi ile oluşmuştur. Bu çöküntü 135 m. derinlikte olup, içerisinde 275.00x125.00 m. ölçüsünde, elips şeklinde bir mağara bulunmaktadır. Bu mağaraya Roma döneminden kalma bir patika yol ile inilmektedir. Çöküntü alanına 452 basamaklı merdivenle inilmektedir. Kiliseden de 152 basamak ile mağaranın içerisine girilmektedir. Bu mağaranın bitiminde bir de akarsu bulunmaktadır. Mağara içerisinde bu yeraltı suyuna ait sesler duyulmaktadır. Antik Çağlarda bu mağaradan Cennet’e gidileceğine inanılmış ve ölenler buraya bırakılmıştır. Bu nedenle de mağaraya Cennet Mağarası ismi verilmiştir.

Deniz seviyesinden 150 m. yükseklikte olan bu mağaranın en derin noktası 15 m. yüksekliğe kadar inmektedir.

İlk Hıristiyanlık döneminde Hıristiyanların gizlendiği bu mağaranın önüne, dört satırlık kitabesinden öğrenildiğine göre V.yüzyılda Paulus isimli bir kişi tarafından Meryem Ana’nın anısına bir kilise yapılmıştır.







Cehennem Mağara ve Çukuru (Silifke)



Mersin Silifke ilçesine 23 km. uzaklıkta bulunan Cennet Mağarası ve Çukuru Narlıkuyu Köyü’ne 2 km. uzaklıkta, Cennet Mağarası’nın da 75 m. kuzeyindedir. Jeolojik nedenle meydana gelmiş olan bu çukur, III.Jeolojik Zamanın Miyosen Çağı’nda yer altı sularının kalker tabakaları içerisinde yapmış olduğu erozyon sonucunda üst tavanın çökmesi ile oluşmuştur.

Yunan Mitolojisine göre Tanrı Zeus 100 başlı canavar Typhon’u burada yenmiş, onu bir süre burada hapsetmiştir. Antik çağlarda günah işleyenlerin içerisine atıldığı bir yer olmasından ötürü de Cehennem Mağarası ve Çukuru olarak isimlendirilmiştir.

Cehennem Mağarası ve Çukuru’nın ağzı 50x75 m. ölçüsünde olup, derinliği 128 m.dir. Mağaranın kenarları içbükey şekilde olduğundan içerisine inmek çok güçtür. Dr.Jeolog Temuçin Aygen 22 Mayıs 1964’te bu mağara içerisine inmiştir. Mağaranın batı ucu 80, doğu ucu da 110 m. derinliğindedir.

Cehennem'in dibi

Benzer Konular: